MENU

Bodrum’da Yükselen Yalınayak Lüks Konsepti

Bodrum. Neredeyse yarım yüzyıldır Ege ve Akdeniz odaklı yaz tatilinin merkezi niteliğinde, özel bir yaşam alanı. Türkiye’nin gayrimenkul projelerinde aldığı kuvvetli rüzgardan etkilenen Bodrum, son yıllarda karakteristik mimarisinin yanına eklenen özel konut projeleriyle 365 günlük yaşama alıştı bile. Bu projelerin temel kriterlerinden biri lüksizm ve konfor. Bu durumda Bodrum’daki yeni oluşumun adına ‘yalınayak lüks’ diyebiliriz.

Yaz-kış hayatı tercih edenlerin sayısının sürekli arttığı ve göç alımının çoğaldığı Bodrum, yavaş yavaş kendi öz kimliğinin yanında, ona uyumlu ama modernize edilmiş bir mimariye sahip farklı yapıları da kucaklıyor. Bodrum’un çeşitli noktalarında yer alan bu konut projeleri, kent konforuna alışan Bodrum ziyaretçilerinin ve orada 365 gün yaşamayı hedefleyenlerin hedefi. Güvenlikten başlayan, peyzaja devam eden, hamam-spa hizmetlerinden concierge servisine süren, özel marinası ve doğallık odaklı tasarım kabiliyetleri ile bu projeler Bodrum’un lüksist geleceğini tanımlıyor.

 

Bu projelerden biri Tilkicik Koyu’nda yer alan Epique Island. Konfordan ödün vermeksizin her ayrıntının düşünüldüğü Epique Island, projenin mimarı Philip Olmesdahl’ın da belirttiği gibi ada sakinlerinin kendilerini ayrıcalıklı hissedecekleri kadar lüks, çıplak ayakla dolaşabilecekleri kadar doğal bir tasarımla kurgulanıyor. Conrad Istanbul Bosphorus’un sahibi olan Aksoy Holding, hayata geçirmekte olduğu villa, marina ve otel projesi Epique Island ile Bodrum’un yeni gözdesi Tilkicik Koyu’nda doğayla iç içe özel bir yaşam alanı sunuyor. Yatay mimari tasarımı ile benzerlerinden ayrışan ve 126 dönüm büyüklüğündeki yarımada üzerinde yer alan projede 3 farklı tipte 75 müstakil villa, 150 tekne bağlama kapasiteli marina, 50 suitten oluşan bir butik otel, plajlar, açık havuz ve deniz havuzu, çocuk kulübü, heliport, restoran, kafe ve barlar bulunuyor. Ada sahiplerinin açık havada faydalanabilecekleri masaj üniteleri, yoga ve fitness alanı ile güneşlenme terasları da projenin öne çıkan özel köşelerinden.

Villalar araç yollarındaki konumlanmalarına göre arkadan veya önden girişli, iki veya üç katlı olarak inşa edilirken Açık Teras, Avlu ve Lineer olmak üzere üç farklı tipe ayrılıyor.

Adanın farklı cephelerine dağılan Açık Teras villalar, konumlarının verdiği avantajla yamaca yerleşen havuz ve güneşlenme teraslarına sahipken; tüm villalar gibi teras ve havuzla birleşen, cephesi manzaraya bakan, sosyal yaşam tarzını teşvik eden açık plan yaşam alanı ile kurgulanmış. Yarımadanın ağırlıklı olarak kuzey yamacındaki özel iklim koşullarına yanıt veren Avlu villalar ise, rüzgârdan korunaklı avlular ve avlu içi havuzlara sahipken, öndeki açık yaşam alanlarında villa sahiplerinin panoramik deniz manzarasının tadını çıkarmaları için gölgeli teraslarla tasarlanmış.

Yarımadanın zirvesinde ve ön sırada, benzersiz manzarasıyla eşsiz inziva köşeleri yaratan Lineer villalar ise yamaçların tabanına konumlanan geniş cephe özelliklerini ön plana çıkararak projelendirilmiş. Villalardan bağımsız olarak oluşturulan avlu ve teras alanları ise Bodrum’un eşsiz güzelliklerini dört mevsim yaşama imkanı sunmuş.

Adanın doğal dokusunun korunduğu projede sürdürülebilirlik ön planda: Yapıların mimarisinde adaya ait doğal taşlar kullanılmış. Proje süresince korunmaya alınan ağaçlar, proje sonunda yeniden toprağa yerleştirilmiş. Son teknoloji kontrol sistemleri, enerjinin optimum düzeyde kullanılmasına olanak sağlamış. Villalardaki açılabilir büyük kapılar ve pencereler sayesinde iç mekanlarda doğal bir havalandırma sağlanırken, mimari tasarımın sunduğu geniş olanaklar sayesinde, iç mekan aydınlatmasında yapay ışığın kullanımı azaltılmış.

Projenin mimarisi, doğaya saygılı ve yenilikçi çözümlerle öne çıkan dünyaca ünlü Güney Afrikalı Saota’nın çalışmalarıyla hayat buluyor. Projenin mimari proje müellifliğini Boran Ekinci Mimarlık, iç mimarlığını Güney Afrikalı Arrcc, iç mimari projelendirmesini Has+Koen Mimarlık, peyzaj mimarlığını ise Deniz Arslan üstlenmiş. Dekorasyonda Sem Collections ürünleri seçilmiş: mutfaklarda Valcucine, banyolarda Antoniolupi, giyinme odası ve kapılarda Rimadesio, zeminde IPF parkeler kullanılmış. Konfordan ödün vermeksizin her ayrıntının düşünüldüğü Epique Island, Saota ortaklarından Philip Olmesdahl’ın da belirttiği gibi ada sakinlerinin kendilerini ayrıcalıklı hissedecekleri kadar lüks, çıplak ayakla dolaşabilecekleri kadar doğal bir tasarımla kurgulanıyor.

 

A.Ozan Ekşi

www.epique.com.tr

 

İnşaat Dünyası, SEM Collections

, , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

« »