MENU

stabilizasyonunu zedelenmiş bir sektörde hızlı ve hırslı hareket etmek hatalar yaptırır

 

Bundan 22 yıl önce, Sem Mimarlık çatısı altında iç mekan renovasyonunda hizmet vermek ve iyi tasarımı maksimum faydayla sunmak üzere yola çıktık… O günden sonra da pek çok önemli projeye imza atarak yürümeye devam ettik. Zaman içinde, sunduğumuz hizmet kalitesini, mimari ve dekoratif bir ürün gamı ile birleştirmeye karar vererek dünyanın en saygın markalarının temsilciliğini aldık. Sem Collections bu nosyonla doğdu. Çünkü bir de baktık ki mutfaktan kapıya kadar, mobilyadan parkeye aydınlatmadan bahçe mobilyasına kadar elimizde bir evi baştan sona dekore edebilecek pek çok marka var, bunlar da A+ segmente hitab eden markalar. Bu şekilde zaten dört dörtlük bir marka koleksiyonumuz vardı, tümü birleşip Sem Collections oldu. Valcucine, Antoniolupi, Lualdi, Talenti, Alivar, Rimadesio bunların sadece birkaçı…

 

Banyo+Mutfak sektöründe hala tasarım anlamında büyük boşluk bulunuyor.

Biz Sem Mimarlık olarak zaten belirli bir prestiji temsil ediyorduk. Mimarlık ve renovasyon hizmeti verirken talebe göre mutfak, banyo, kapı, depolama sistemleri, mobilya gibi farklı ürün ve çözümler sunan farklı ithal markaların temsilciliğini üstlenerek bu prestijin parametrelerini açtık. Bir sonraki aşamada toplu projeler için daha ılımlı bir fiyat bandında ama yine kendi kategorisinin hem ithal hem kaliteli ürünlerini de kendi faunamıza kattık. Tüm bunları yaparken hassas hareket etmemizin nedeni, doğru zamanda doğru yerde ve doğru projede olabilmektir. Sem Mimarlık ve Sem Collections, diğer Sem markalarıyla birlikte dikkatli büyüyen ve her trendi iyi analiz ederek hareket eden bir kavramı anlatır. Son yıllarda stabilizasyonunu zedelenmiş bir sektörde hızlı ve hırslı hareket etmek hatalar yaptırır, biz müşterilerimizin bizi görmek ve güvenmek istediği yerde olmayı tercih ederiz.

 


Türkiye’de mutfak üretmek demek %80 esinlenmek demek.
Tasarımcıların daha özgün ve kendi imzalarıyla bir şeyler üretmelerini isterdim. Bu bize ödüller de getirirdi. Malesef banyoda çok sayıda ödül almış tasarımımız ve tasarımcımız var. Özellikle sector lideri mass market markalarının tasarıma bu kadar önem vermelerine çok seviniyorum. Yıllardır hem banyo ürünleri hem mobilyaları, hem vitrifiye ürünleri hem de kaplamalarında kazandıkları başarılar göğsümüzü kabartıyor ama mutfakta bu sinerji bir türlü olamıyor nedense? İthal mutfakların geneli için özel bir şey söylemem mümkün değil ama bizim markalarımız sıradan değil, yani müşteri porföyümüz Hollywood starlarından başlar, Türkiye’nin en özel ve seçkin zümresinden devam eder; özellikle Valcucine almak Bentley almak gibidir. Diğer yandan Carmenta ve Bongio gibi az önce de bahsettiğimiz gibi ılımlı bir fiyat bandında yer alan markalarımız var. Burada da aynı fiyat aralığındaki rakiplerden kalite olarak ayrılıyoruz. Genel olarak banyo mutfak sektöründe hala ‘tasarım’ anlamında büyük bir boşluk bulunuyor. Müşteri bunu arıyor yıllardır.

 

Önce tasarım. Tasarım anlamında fayda katmayacak hiçbir ürünü Sem Collections çatısı altında bulamazsınız. İnsan hayatına değer katar tasarım. Düşünülmüş, kusurlarından arındırılmış, bir insanın düşüncelerinden özgün olurak doğmuş ve bir başka insanın hayat arkadaşı olmuş. Bu o kadar önemli ve değerli ki. Diğer yandan, kalite ve işçilik. Ben oldukça titiz bir mimar olarak bilinirim. Aynı titiz ve dikkatli yaklaşım işimin her noktasına yansıyor. Dolayısıyla ‘ortalama’ beni karşılayan birkelime değil. Ben nasıl işimde titizlikle çalışıyorsam, sattığım ürünlerde de aynı kalite düzeyi olmalı. Tıpkı ben alıyormuşum gibi seçerim markaları da.  Bir başka özellik, sözde değil özde çevreci ve ergonomi odaklı yaklaşımlar. Örneğin Valcucine. En büyük şöhretini, geri dönüşüm ve fayda üzerine dünyanın en ciddi markalarından biri olarak gösterilmesine borçlu ve el işçiliği ve zanaat konusunda İtalya’nın sayılı imzalarıyla çalışır. Biz Sem Collection olarak bu çatının altına aynı marka değerine ve ritmine sahip imzaları toplamayı ilke edindik. Hiçbir zaman amacımız uzun bir liste oluşturmak olmadı, onun yerine az sayıda ama VIP nitelik taşıyan markaları biraraya getirmek oldu. Örneğin Rimadesio. Başta kapı olmak üzere, saklama sistemleri, tv dolapları, sergileme üniteleri, masaları, giyinme odası sistemleri gibi ürün gamı ağırlıklı olarak mobilya olan bir marka Rimadesio. Kendi kategorisinde en üst seviye ona ait. Evinde kaliteli malzeme, teknoloji ve iyi tasarımlanmış bir sistem kullanmak isteyen müşteriler, Rimadesio’dan sonra başka marka görmek istemiyor. Pahalı olabilir ama bu gerçekleri değiştirmez. Bizim orkestramızdaki hiçbir marka rastlantı sonucu seçilmez kısacası.

 

Çoğunluğa hitap etmeyen bir mutfak geleceğe ait değildir.

Kullanıcıların, ıslak mekanlarda seçecekleri ürünlerde iyi düşünerek alışveriş yapmalarını ve uzun vadede fayda getiren markalara yönelmelerini tavsiye ederim. Günümüzde mutfaklar bir yaşam alanı olarak tasarlanıyor.

Yani herkes pişirebilmeli, herkes üretebilmeli, dolayısıyla mutfakların yemek pişirme ve sunum estetiğine sahip olması önemli. Banyolarda da mana değişmekte. Artık her banyo atmosferi kısa veya uzun sureli kişisel bakım ve tazelenme/yenilenme mekanı olarak kurgulanıyor. Doğallık odaklı, çevre bilinci yüksek malzemelerle donatılmış (ki bu değer mutfaklarda da geçerli), insan ergonomisine uyumlu ve kullanıcısını temsil eden, karakterini tamamlayan banyoların yükseleceğini ve kullanıcıların bu noktalara dikkat ederek tercih yapmasını öneriyorum.

A.Ozan EKŞİ

Röportaj, SEM Collections

, , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

« »